
Hakkımda
Zeynep Şanlı
Klasik eğitim, modern üretim — her kayıtta bir hikaye saklar.

Yolculuk
Müziğin içinde büyümek
Babam plak koleksiyonunu salondaki dolaba koyardı, en alt raf benim boyuma denk gelirdi. Altı yaşımdayken Sezen Aksu'nun bir plağını koydum pikaba, iğne iz atladığında dünyanın en güzel sesini duyduğumu sandım. O çizik sesi hâlâ kulaklarımda — mükemmel olmayan sesin de güzel olabileceğini ilk o an hissettim.
Mimar Sinan'da ikinci yılımda neredeyse bırakıyordum. Pratik odalarında günde altı saat çalışmak, sınav stresi, İstanbul'un pahalılığı — Kadıköy'de eve dönüş vapurunda uyuyakalıyordum artık. Bir gece bir arkadaşın Moda'daki ev stüdyosunda oturuyorduk, o Logic'te bir şey mix ediyordu. Ben oturup dinledim ve fark ettim — sahne beni tüketiyordu ama kontrol odasında nefes alabiliyordum. O gece "ben bunu yapacağım" dedim. Anneme söyleyemedim bir hafta.
“Mükemmel olmayan sesin de güzel olabileceğini ilk o an hissettim.”
Şimdi bir ayda çok farklı işler geliyor: bir hafta Kadıköy'den bir indie grubun EP'si, ertesi hafta Londra'dan bir elektronik prodüktörün mastering'i. Geçen ay bir belgesel müziği mix'i yaptım, ondan önce bir caz piyanistinin canlı kaydını düzelttim. Her dosyayı açtığımda "bu sefer ne gelecek" heyecanı var — bazen sabah beşe kadar fark etmeden çalışıyorum.
Ders vermeye sevdiğim için başladım, para kazanmak için değil. Bir öğrencimin yüzündeki o anı — dim7 akorunun neden öyle çözüldüğünü kavradığı saniyeyi — hiçbir mix tamamlanma hissi veremiyor bana. Yedi yaşındaki çocuğa da anlatıyorum, kırk yaşındaki hobi piyanistine de. Herkes farklı bir kapıdan giriyor müziğe; benim işim o kapıyı bulmak.

Felsefe
“Dinleyici EQ ayarlarını duymaz, şarkıyı duyar. İşimi en iyi yaptığım an, kimsenin fark etmediği andır.”
Her şeyin son kırıntısına kadar sıkıştırılıp limiter'a yapıştırıldığı bir loudness savaşı var bu endüstride. Ben o savaşa katılmıyorum. Bir parçadaki nefes boşluğu, sessizlik, dinamik — bunlar "düzeltilecek hata" değil, müziğin kendisi.
Bazen en doğru hamle hiçbir şey yapmamaktır. Bir vokal kaydı gelir, hafif oda yankısıyla — temizleyebilirsin, ama o yankı şarkının ruhuysa? Sanatçıya sorarım, beraber dinleriz, karar beraber çıkar. Geçen hafta bir müzisyen "ama profesyonel değil mi temizlemek" dedi. Dinlettim temizlenmiş hali — kendisi geri aldı. Her parçanın kendi kuralları var; benim işim o kuralları bulmak, dayatmak değil.

Stüdyo
Çalışma Alanı
Kadıköy'de akustik panellerle döşenmiş, tuğla duvarlı bir oda. Gösterişli bir yer değil — ama sesi doğru duyduğum bir yer.
Dinleme
Adam A7V monitörler, Beyerdynamic DT 1990 Pro kulaklık. İki farklı referans noktası — birinde beğeniyorsan diğerinde de çalışıyor demektir. Arabanın hoparlöründe de test ederim, çünkü dinleyici oradan dinler.
Sinyal Zinciri
RME Babyface Pro FS ara yüz, Warm Audio WA-73 preamp. DAW olarak Logic ve Reaper, plug-in olarak FabFilter Pro-Q 3, Goodhertz Vulf Compressor, Soundtoys. Analog preamp'in verdiği sıcaklığı dijitalde taklit etmeye çalışmıyorum — ikisini beraber kullanıyorum.
Oda
GIK Acoustics panelleri, köşe bass trap'leri, kalın perde. 200 Hz'den sonra dümdüz bir RT60 — süslü bir oda değil ama dürüst bir oda. Duyduğum şey, dinleyicinin duyacağı şey.